Son günlerde Türkiye’nin birçok yerinde meydana gelen depremler, yer sarsıntılarına karşı hazırlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. 22 Ekim 2023 tarihinde Samsun’da saat 14:22’de merkez üssü Vezirköprü olan 3.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Şans eseri büyük bir yıkıma neden olmayan bu sarsıntı, bölgede yaşayan vatandaşlar arasında kısa süreli bir panik ortamı yarattı. Depremin ardından yetkililer ve uzmanlar, Sürekli olarak bu tür doğal tehlikelerin yaşanma olasılığını dikkate alarak gerekli önlemlerin alınması gerektiğine işaret ettiler.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, depremin derinliğini 5.3 kilometre olarak kaydetti. Sarsıntı, özellikle Samsun’un merkez ilçeleri ve çevre köylerinde yaşayan halk arasında korku yarattı. Deprem anında binalardan kaçan vatandaşlar, bir süre sokaklarda bekleyerek güvenli bir alan aradılar. Sahil kenarında yaşayan bazı insanlar, deprem sonrası oluşabilecek tsunami endişesiyle denizden uzak durmaya çalıştılar. Yerel yönetimler, paniğin gereksiz olduğunu belirtse de yaşanan bu olay, bölgedeki halkın deprem karşısında nasıl bir ruh hali içinde olduğunu gözler önüne serdi.
Bunu takiben, depremin ardından ilk değerlendirmeleri yapan Samsun Valisi, “Şu an için herhangi bir can veya mal kaybı bulunmamaktadır. Ancak vatandaşlarımızın paniğe kapılmaması ve 112 Acil Çağrı Hattı’nı kullanarak kendilerini güvende hissetmeleri önemlidir” dedi. Aynı gün içerisinde, yaşanan sarsıntının ardından bazı aileler evlerini terk ederek akrabalarının yanına yerleşmeyi tercih etti. Bu durum, deprem sonrası yaşanan kaygının boyutlarını gözler önüne serdi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan jeologlar, Türkiye’nin deprem riski taşıyan bir coğrafyada bulunduğunu ve bu tür olayların, hazırlık yapılmadığı takdirde ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladılar. Özellikle Samsun gibi büyükşehirlerde yapılaşma hızla arttıkça, depreme dayanıklılık ve alınacak önlemlerin artırılması gerektiğine dikkat çektiler. Depremin ardından, yapıların güvenliğini değerlendirmek için çeşitli teknik çalışmalar başlatılması gerektiği ifade edildi. Zemin etütleri, yapı kontrolü ve güçlendirme projeleri üzerine de çalışmalar yapılması gerektiği konusunda uzmanın söyledikleri dikkate alındı.
Bölgedeki okullarda da güvenlik önlemleri artırıldı. Eğitim-öğretim faaliyetlerine devam edebilmek için acil durum tatbikatları yapılması ve öğrencilere deprem anında nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgilendirme seminerleri düzenlenmesi önerildi. Depremler, ne yazık ki doğal bir gerçek, ancak riskimizi azaltabilmek için ne kadar önlem alırsak o kadar güvende olabiliriz.
Sonuç olarak, Samsun’da meydana gelen 3.6 büyüklüğündeki deprem, her ne kadar can ve mal kaybına yol açmamış olsa da, toplumsal hafızamızda önemli bir iz bıraktı. Her bireyin deprem bilincine sahip olması ve olası bir deprem anında nasıl hareket edeceğini bilmesi, sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmemiz açısından hayati önem taşıyor. Zamanında yapılan hazırlıklar ve dikkate alınan önlemler, gelecekteki afetlerin etkilerini asgariye indirmek için elzem. Deprem, ne zaman, nerede ve nasıl olacağı bilinmediği için, hazırlıklı olmak, hayat kurtaracak en önemli adımlardan biri.